Lütfen bunları RT etmeyin

Twitter’ın RT özelliği çıktığından beri bir çılgınlıktır gidiyor, vatandaşım olur olmaz her şeyi paylaşıyor. (Çok Sülayman Demirel gibi oldu)

Bilmeyenler için RT’nin açılımı: retweet. Yani herkese açık profile sahip kişinin tweetini yeniden paylaşabilme özelliğine deniyor. (Çok garip bir tanım oldu ama idare edin)

Bugün siz değerli dostlarıma rahatsız edici olduğunu düşündüğüm, rt etmemeniz gereken şeyleri listeleyeceğim.

Sizinde ekleyecekleriniz varsa seve seve okurum.

  1. Size gelen teşekkür mentionlarını (misal: @harikabey: muhteşem paylaşımlar yapıyorsunuz)
  2. Şahsınıza yapılan iltifatları (misal: @sarisinbomba: Süper konuştunuz Abuzittin Bey)
  3. Ünlülerin size yazdığı herhangi bir mesajı (misal: @unlulerintekcevapverdigiadam: teşekkürler)
  4. Yönettiğiniz markaların herhangi bir tweet’i (misal: @cokparaverenmarka: günaydın)
  5. Hediye -bedava- kazanmak için (misal: @bonkormarka: bunu rt et boğazda yalı hediye)
  6. Blogunuz veya sitenizin bir Twitter hesabı varsa onun tweetlerini (misal: @onnumarablog: yeni yazı: tıkla)
  7. Sizinde yer aldığınız bir fotoğrafı paylaşan kişinin tweetini (misal: @fotografci: Rıfat’la çok eglendik piç.twitter)
  8. Küfürleri (misal: @cokacikadam: Hepinizin a.q.)
  9. Zaten defalarca paylaşılmış içerikleri (misal: @yilmazoztweet: Hükümet allah cezanı verecek)
  10. Sizden bahseden haber sitelerinin tweetlerini (misal: @enhaber: Abuzittin Bey sadece bize konuştu)

Lütfen rt etmeyin.

Temiz bir Twitter için elele, çocuklarımıza daha temiz bir gelecek. (Noluyo la?)

 

Tablet uygulamaları ile yeni gazeteler doğabilir

İnternete geç giren veya internetin raconuna uygun davranamayan gazetelerin kan kaybettiğini hepimiz biliyoruz.

Kimisi kapandı, kimisinin tirajları yarıya kadar düştü.

Bu kaybı yeni markalar iyi değerlendirdi. Sıfırdan birer marka haline geldiler. En çok konuşulan örnek: The Huffington Post

İnternetin gücünü şüphesiz sosyal medya inanılmaz destekledi.

Şimdi sıra tablette, hatta daha genel söyliyeyim mobilde.

Gazeteler yine hantal yapılarından kopup bu mecraya giriş yapmakta tereddüt ediyorlar. Bu mecrada inanılmaz açıkların olduğunu unutmayın.

Hızlı olan mobilde çok şey yapabilir.

Türkiye’de 400.00 ipad kullanıcısının olduğu ve bunların 100.000′i app store kullandığını biliyoruz.

Bir gazete markası çıkarmak için hiçte az bir sayı değil.

Harekete geçin.

ipad uygulamalarını web sitesi gibi tasarlamayın

Son zamanlarda birçok ipad uygulamasını test etme şansım oldu.

Türkiye’den çıkan çoğu işin bir web sitesi mantığında tasarlandığını gördüm. Lakin web sitesi ile ipad uygulaması aynı değil. Markaların bunu es geçmemesinde fayda var.

Mümkünse konusunda uzman ipad ile yaşayan tasarımcı ile çalışmalılar. Aksi halde uygulamanın kullanılabilirliği olmuyor ve kullanıcı bıkıp uygulamayı siliyor.

Tıpkı benim gibi.

Kullanılabilirlik konusunda en örnek alınası uygulama ise (benim için) net-a-porter‘ın uygulaması. Mutlaka bakın derim.

Telefon numaralarınızı mobile göre yazın

İşletmenizin bir web sitesi varsa (yoksa neden yok?) ve mobil uyumlu değilse çok şey kaybediyorsunuz.

Mesela geçenlerde yaşadığım deneyimden biraz bahsedeyim. Kadıköy’de ipad2 kılıfı satan bir mağaza aramaya başladım.

O da ne.. Meydanda teknoloji mağazası yok. Meydanda tek yer alan teknoloji mağazası Turkcell Extra çakma kılıf satıyor. Katlanmak katlanmıyor mübarek. Hatta adamlar acayip gizem yaptılar: Bir dakka abi içeriden getiricem.. falan.. Sanki uyuşturucu satın alıyorum. :)

Hemen cep telefonumdan Google’da Teknosa diye arattım. Mobil uyumlu bir siteleri var. Ara düğmesine basınca numaranın tümünü algılayamıyor telefon. Nedeni ise numarayı şöyle yazmaları: (0216)3232323

Neden parantez koyuyorsun ki? Diğer telefonumu çıkarıp ekrandan okuyarak Teknosa’nın telefonunu çevirebildim. Sanki rehberden okuyormuşum gibi.

Teknosa’ya gittik ipad2 kılıfı bulamadık. Sizede tavsiyem şudur ki Kadıköy’de Moda’da yer alan Teknosa’ya gitmeyin. O bayırı çıkmanıza değmez. İçeride pek bir şey yok.

Ardından Google’dan bu sefer Bimeks’i aradım. Bimeks’in internet sitesinde yer alan Kadıköy Bimeks numarası kullanılamamaktadır diyor. Başka bir internet sitesinden Bimeks’in numarasını bulabildim. Lakin numarayı gene çeviremedim. Bu seferde numara şöyle yazıyordu: 0 216 323 32 32

Şayet numara 02163233232 olsa hiçbir sıkıntım olmayacak.

Lütfen ulaşılabilir olun, mobil uyumlu siteniz olsun, güncel olsun.

Beni sevin, ben zaten sizden alışveriş yapmak için can atıyorum. Ben kim miyim? Size ulaşmak isteyen bir müşteri.

 

Google Maps ihtiyaçlara hala cevap verebiliyor

Şu sıralar o kadar çok yazı, kitap okuyorumki bilgi manyağı oldum diyebilirim. Tabi bu bilgiler inanılmaz fikirlere dönebiliyor.

İnanılmaz fikirler yinede daha çok deneyimlerden çıkıyor. Bu seferlik inanılır bir düşüncem var.

Trendler bize her ne kadar foursquare veya Facebook ile çekin olana fırsat göster ve hediye ver desede ihtiyaçlarada cevap vermemiz gerektiğini unutmayalım derim ben.

İhtiyaçtan dolayı Google’da hastane diye arattığımda aşağıdaki gibi bir sonuç geliyor ve bize bu deneyim gereken cevabı veriyor.

Her ne kadar anında pazarlamaya odaklansakta Google arama sonuçlarında büyük etkisi olan Google Maps’te işletmelerimizi kayıt etmeyi unutmayalım.

Sıfırdan fırsatlar, indirimler ve oyunlarla yaratmak istediğimiz tüketiciler aynı zamanda başka kanalda bizi arıyor olabilirler. Sosyal medya iletişim stratejimizde bu noktayı es geçmemekte fayda var.

Google+ Sayfaları yaratıcı olamayanlar için iyi bir alternatif

Türkiye’de al parayı göster beni tüketiciye dönemi maalesef bitmedi ve kolay kolay bitecek gibi değil. Halbuki sosyal medya bunu çözecek diye konuşuyorduk ve hayal ediyorduk. O daha beter etti.

Facebook sayfalarında en çok like benim krizi yaşandı. Meydanı boş bulan markalar önce Türkiye birinciliğine daha sonradan ortam kalabalıklaşınca sektör birinciliğine oynamak için elinden gelen bütçeyi seriverdi.

Konuşulma sayıları ortaya çıktı ajanslarımız onunda üstesinden geldi. A mı B mi, beğenirsen şirinleri görebilirsin gibi güncellemeler ile tüketici ile engagement yaratıldı(!). Böyle mi yazılıyordu?

Google+ sayfaları tam bu felsefeye göre. Google diyorki açtğın sayfaları tüm servislerimizle entegre edeceğim.

Tüketiciler neler kullanıyor? Google’da arıyorlar, haritalara ve maillerine bakıyorlar. Tüketicileri her türlü yakalayabileceğiniz bir platform.

Zaten social crm olaylarına girecek bir hazırlığınız yoksa web sitesi mantığından vazgeçemediyseniz google adwords reklamcılığı tam bana göre diyorsanız size Google+ sayfaları yeterde artar bile.

Yinede ben sizin yerinizde olsam şu social crm olayına biraz kafa patlatırdım.

En sıcak Facebook sayfası: Ferroli Türkiye

Müşterilerimiz arasına yeni katılan Ferroli bizden sıcak bir sayfa istedi.

Kombi her ne kadar yuvamızı ısıtsada ürün olarak herkese mesafeli bir ürün. Yani soğuk. Sürekli kullanmak zorundasınız fakat çok teknik duruyor.

Nasıl bir atölyeye veya fabrikaya girdiğinizde makinalardan ürküyorsanız kombide öyle bir şey. Kadınların en çok çekindiği ürün. Bunu ben demiyorum genel olarak intiba bu imiş.

Bizde bu doğrultuda müşterimize oldukça fazla alternatifli çalışmalar yaptık. Müşterimizin güveni sayesinde harika bir sayfa ortaya çıktı. İşte o tasarımlar:

Buradan tasarımı yapan Pelin‘e ve projeyi iyi yöneten Çağla‘ya kocaman teşekkür. Sayfayı görmek isterseniz şuradan buyrun.

Yazın çalışmak istemiyoruz

Türkiye vatandaşının enfes tadlarından biride yazları çalışmak istememesi sanırım. Özellik genç denilen 18-24 yaş arasında yer alan vatandaşlarımız bu mevsimde hep tatil peşinde.

Peki bunu nereden çıkarıyorum?

Birincisi çıkardığımız 10′a yakın eleman ihtiyacı ilanlarımıza geri dönüşlerin düşük olması. İkincisi mevcut çalışma arkadaşlarımızın bin türlü tatil planları. Sanki bu alışkanlığımız ilkokul, ortaokul ve lise hayatı boyunca 3 ay tatil yapışımızdan kaynaklanıyor olabilir.

Şayet siz tatil değil çalışmak istiyorsanız -muhtemelen delisiniz- hemen Facebook sayfamızdan ilanlarımıza başvurun: http://www.facebook.com/DUDESDIVISION